
Partizan maçı arifesinde basının sorularını yanıtlayan Ergin Ataman, gündemi yine elinin tersiyle çevirmedi. 2025 EuroBasket’te Türkiye’nin finale çıkmasına rağmen hâlâ eleme maçlarına sokulmasını “garip bir düzen” olarak tanımladı. Ben de onu dinlerken aynı şeyi düşündüm: Abi, bu işte bir terslik var.
Ataman’ın sözleri basketbol camiasında hızlı yayıldı. Çünkü mesele yalnızca turnuva değil, uzun süredir dillendirilen bir sistem karmaşası. Hoca bunu yıllardır söylüyor ama bu kez daha net bir tavır aldı.
“EuroBasket’te final oynuyorsun ama Dünya Kupası için hâlâ kapıda bekliyorsun. Kadro da aynı değil. Oyuncuların kulüp programı başka, milli takıma uyacak takvim başka. Bu bir nevi şans oyunu” diyerek topu FIBA’nın sahasına sert bıraktı.
Açık konuşmak gerekirse, Ataman’ın bu çıkışı bana futboldaki ‘kışlık kadro, yazlık kadro’ tartışmalarını hatırlattı. Oyuncular sürekli değişiyor, maç takvimleri üst üste biniyor, insanlar neye hazırlanacağını şaşırıyor.
Ataman ayrıca, bu sistemi sürdürmekte ısrar edilirse işleri daha da karışık hale getireceğini söyledi. Yani hoca, tabiri caizse “Bu tabloyla Dünya Kupası hedefi kumar masasına döner” mesajını verdi.
Yunanistan Milli Takımı’na da başarı dileyen Ataman, “EuroBasket şampiyonları ve finalistleri Dünya Kupası biletini almak için ikinci seviye takımlarla uğraşmamalı” diyerek fikrini netleştirdi.
Türkiye’de basketbolu takip eden online casino oyuncularının bile bu konuyu tartıştığını duyuyorum. Çünkü şans oyunu analojisi kulağa tanıdık geliyor. Spor bahisçilerinin bakış açısı şöyle:
“Formda takımın ödülü elemeler mi? O zaman oranlar da mantıksız olur.”
Ataman’ın Eleştirisinin Temel Noktaları
- EuroBasket finalisti bir ülkenin tekrar eleme oynaması.
- Kulüp ve milli takım takvimlerinin çakışması.
- Milli kadroların her pencerede değişmesi.
- Dünya Kupası bileti için riskli bir sistem oluşturulması.
- Güçlü takımların zayıf kadrolarla mücadele etmek zorunda kalması.
Sistemdeki Çelişkiler
| Konu | Mevcut Durum | Sonuç |
| EuroBasket finalisti | Otomatik Dünya Kupası bileti yok | Haksız rekabet algısı |
| Takvim | Kulüp ve milli maçlar çakışıyor | Kadro istikrarsızlığı |
| Elemeler | Her pencerede değişen kadrolar | Performans dalgalanması |
| FIBA programı | Israrla aynı format | Süreç karmaşası |
Benim kişisel yorumum
Yıllardır saha kenarında Ataman’ın o mimiklerini, taktik anında değişen yüzünü izleyen biri olarak şunu söyleyeyim: Hoca bir konuya takıldıysa genelde haklı çıkar. Bu sistem gerçekten düzgün işlemiyor.
Basketbolu dijital olarak takip eden gençler bile artık uygulamaların yorum kısmında “Bu eleme işi çok saçma” diye yazıyor. Oyuncularımızın ritmi bozuluyor, taraftar da neyin önemli olduğuna karar veremiyor.
Belki FIBA bir gün bu sesleri duyar. Yine de Ataman’ın çıkışı, tartışmanın fitilini ateşledi bile.