
Merhaba dostlar, ben bir spor yazarı olarak bugün sizlerle Beşiktaş’ın 2025 sezonundaki “ihaneti” başlıklı tartışmaya değinmek istiyorum. Özellikle Sergen Yalçın dönemi ve takımın Antalyaspor karşısında oynadığı maç üzerinden bakalım.
1. Maçın kısa özeti
– Süper Lig’in 12. haftasında Beşiktaş deplasmanda Antalyaspor ile karşı karşıya geldi ve siyah-beyazlılar 3-1’lik bir galibiyet aldı.
– Bu sonuçla birlikte takım hem sahada hem de skor olarak bir rahatlama yaşadı.
– Fakat maçın ötesinde, yazılmamış sorular var: taktik, zihniyet ve liderlik.
2. Sergen Yalçın döneminde belirginleşen iki sorun
Öne çıkan iki kritik başlık var:
- Pres eksikliği: “Beşiktaş, dünyanın her tarafında her büyük takımın yapması gereken pres konusunda yetersiz.” ifadesiyle bu durum özetlenebilir.
- 90 dakikalık süreklilik yokluğu: “Beşiktaş zaman zaman güçlü oyunlar oynuyor. Ama bunları 90 dakikanın geneline yayamıyor.” gibi bir değerlendirme yapıldı.
Bu iki başlık maçın detaylarında da kendini gösterdi.
3. Maç özelinde analiz
Hücum presinde gelişim
– Antalyaspor çıkarken Beşiktaş ilk 45 dakikada hataya zorladı.
– Bir gol, bir direk, iki şutla sonuçlanan dört başarılı pres uygulaması vardı.
Bu, iyileşme işareti ama…
Skor üstünlüğü sonrası gevşeme
– Skoru bulduktan sonra vites değişimi oldu. 46-80. dakikalarda kontrol Antalyaspor’a geçti.
– Beşiktaş ilk yarı ne kadar baskındıysa, ikinci yarı o kadar temkinli kaldı.
4. Büyük takım zihniyeti mi?
Bir başka yazardan gelen görüşe göre Beşiktaş “nihayet” büyük takım zihniyetini sahaya yansıttı.
– Topa sahip olma, öne geçerken oyunu kontrol etme konusunda belli işaretler vardı.
– Ancak “niçin sürekli kontrolü elinde tutamıyor?” sorusu halen açık.
Yani, zihniyet değişimi başladı ama tam oturmamış görünüyor.
5. Kendini zora sokma alışkanlığı
Maçta Beşiktaş’ın kendi kendini zora sokma stiline şahit olduk:
– Erken gol ve kontrolle başlayan maçta ikinci yarıda basit pas hatasıyla fark bir anda indi.
– Antalyaspor’un moralli dönmesiyle Beşiktaş savunmada baskı altına girdi.
– Uzatmalarda rakibe yüzde yüz pozisyon verildi.
Bu durum “rahat başlama”nın ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor.
6. Oyuncular özelinde bazı notlar
– Özellikle Wilfred Ndidi beğenildi: orta sahada iş yaptı.
– Ama Tammy Abraham beklentilerin altında kaldı, “hayal kırıklığı” olarak ifade edildi.
– Antalyaspor’daki “köstebek” problemi yazarlara göre bu maçta etkisizdi; yani rakip savunma kilitlenmişti.
7. Tablo ve listeler
H2H (Beşiktaş – Antalyaspor son 24 maç)
| Takım | Galibiyet sayısı | Beraberlik sayısı | Mağlubiyet sayısı |
| Beşiktaş | 13 | 7 | 4 |
| Antalyaspor | 4 | 7 | 13 |
Beşiktaş’ın Sergen Yalçın dönemindeki dikkat edilmesi gerekenler
- Pres uygulamasındaki düzelme
- Skoru bulduktan sonra düşen tempo
- Maçın kritik anlarında kontrolü kaybetme riski
- Oyuncuların form grafikleri
- Zihniyet değişiminin sürekliliğe dönüşüp dönüşmeyeceği
8. “İhanet” ifadesinin arka planı
“İhanet” kelimesi buraya şöyle oturuyor: Sergen Yalçın’ın özellikle takımın iki temel zaafını çözmede gecikmesi, aynı olayların tekrar etmesi… Birçok yorumcu bu durumu “futbol aptallığının ötesinde ihanettir” sözleriyle ifade etti. Yani liderin müdahalesinin yeterli olmaması, sistemin değişmemesi gibi.
9. Yerel detaylar ve bahis dünyasıyla bağ
Türkiye’de taraftar kültürü çok güçlü. Beşiktaş’ta her maç öncesi bahis oranları, takımın form durumu üzerinden hızlı değişiyor. Örneğin bu maç öncesi Beşiktaş’ın galibiyet oranı düşüktü, ama maçın başında gol bulması oranları etkiledi. Böyle durumlarda “erken gol” ya da “takım bozulur mu” gibi bahis seçenekleri ortaya çıkıyor. Dolayısıyla sadece futbol analizi değil, bu yerel özellik de önemli.
10. Kendi görüşüm
Benim kanaatim: Bu maç Beşiktaş için bir adım ama tam dönüş değil. Sistemsel zaaflar hâlâ orada duruyor. Sergen Yalçın’ın liderliği güçlü ama “bu zaafları aşma planı” net değil. Eğer Beşiktaş bu zaafları kapatamazsa, büyük maçlarda yine sorun yaşar. Ve taraftarın sabrı sınırlı.