
Kick boksa daha çocukken adım atan Emre Karaca’nın hikâyesi aslında birçok mahalle çocuğunun hikâyesine benzer. “Kendimi savunayım yeter” diye çıktığı yolda, zaman içinde ülke formasıyla madalya toplayan bir isme dönüştü. Yıllar geçti, o ilk adımlar ringde karşılık buldu, sonra da ay-yıldızlı formaya kadar uzandı.
Ben bu sporu yıllardır takip eden biri olarak Emre’nin çizgisini iyi bilirim. 2022’de Avrupa’da, 2023’te dünyada kürsüye çıkınca birçok kişi “nereden geldi bu çocuk?” diye sordu ama işin aslı şu; Emre zaten yıllardır bu işin mutfağındaydı.
Şimdi ise rota Abu Dabi. 21-30 Kasım tarihleri arasında yapılacak Dünya Kick Boks Şampiyonası için Palandöken’de rakımı yüksek kampta ter döküyor. Yüksek irtifa antrenmanları kolay iş değil. Ben de oraya gittiğim zamanlarda hep söylerim, rakım nefesi söküp alır ama karşılığını maçta fazlasıyla verir.
Emre bana anlattığında dikkatimi çeken birkaç nokta oldu. İlki, spora başlamasının arka planı.
“Kenar mahallede büyüdük hocam” diyor. “Arkadaşlardan dayak yememek için girdik salona.”
Ama sonrası tamamen başka bir yol. Hocası yeteneğini fark etmiş, Emre de işi ciddiye almış ve bugün geldiği yer ortada.
Şu an kampta yaptıkları çalışma ise bambaşka bir seviye.
3 bin rakımda antrenman…
İlk gün nefes yok, adım ağır. Ama birkaç gün sonra vücudun ritmi değişiyor. Sporcuların antrenman sonrası öksürük yaşaması aslında ciğerlerin genişlemesinden. Son dönemlerde kick boks camiasında popüler hale gelen bir yöntem. Emre de hem sporcu hem beden eğitimi öğretmeni olduğu için işin bilim kısmına hâkim.
Kamp Notlarından Dikkat Çekenler
- 3 bin rakımda kondisyon yüklemesi
- Oksijen azlığına adaptasyon süreci
- Teknik tekrarların artırılması
- Ring içi dayanıklılık çalışmaları
- Nefes kapasitesinin gözle görülür şekilde artması
Abu Dabi’ye giderken onu bekleyen tabloyu da konuştuk.
“60-70 ülke gelir” diyor. “Herkes en iyisini yollar. Burada 60 kiloda nasıl ben gidiyorsam, onlar da kendi en iyi isimlerini getirir.”
Bunu söylerken sesinde özgüvenden çok gerçekçilik var. Çünkü o turnuvada hiçbir maç kolay değil. Orası kumar masası değil, bahislik maç hiç değil. Orada farkı yaratan şey sadece çalışmış olmak. Emre’nin söylediği gibi; “Ezerek kazanmak diye bir şey yok, kim daha iyi hazırlanmışsa o alır.”
Benim dikkatimi çeken bir diğer konu da Erzurum’un etkisi.
Soğuk hava, yüksek irtifa, uzun antrenman blokları… Bu üçlü çoğu sporcuya ağır gelir ama karşılığının şampiyona gününde net şekilde çıktığını çok gördüm.
Abu Dabi 2025 İçin Emre’nin Net Hedefleri
- Ülkeyi yeniden en iyi şekilde temsil etmek
- İstiklal Marşı’nı tekrar okutmak
- Dünya madalyasını tekrar kazanmak
- Kariyerini yeni bir sayfaya taşımak
Ekstra Bilgi – Oyuncular ve Casino Meraklıları İçin Küçük Bir Not
Kick boks taktikleri ile online casino stratejileri arasında benzer bir mantık vardır.
Her hamle sabır ister, acele eden kaybeder, kontrolü elinde tutan kazanır.
Emre’nin kamp düzeni de tam bu mantıkla ilerliyor: planlı, sabırlı, ritimli.
İlginç Küçük Bir Liste – Emre’nin Antrenmanlarda Vazgeçilmezleri
- Zamanlama topu
- Gölge boksu rutini
- Nefes egzersizleri
- Düşük karbonhidratlı beslenme
- Sabah koşuları
Küçük Bir Hikâye – Daha Önce Anlatmadığı Bir An
Emre bir maç öncesi nefes egzersizini yetiştiremediği için hazırlıksız çıktığını anlattı. “O gün öğrendim” diyor, “Hazırlık bir detaya takılırsan bile bozulur. O yüzden kampın her dakikasına değer veriyorum.”
Bu söz aslında onun tüm kariyerinin özeti.