Bahis operasyonu sürerken TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu dün kameraların karşısına geçti. Salonda
ciddi bir tempo vardı, ben de köşede defterimi açıp not almaya başladım. Başkan daha mikrofon ayarlanırken, herkesin aklındaki sorunun Necip Uysal ve Ersin Destanoğlu olduğunu anlamak zor değildi.
Basın toplantısının ana konusu bahis raporlarının nasıl toplandığıydı. Hacıosmanoğlu, verilerin Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan geldiğini vurguladı. Bu detay, son günlerde ortaya atılan “TFF kendi içinde veri topladı” yorumlarını bir anda rafa kaldırdı.
Beşiktaşlı iki oyuncu hakkındaki soru ise ortamın tansiyonunu biraz yükseltti.
“Aklanma yok bize ulaşan bilgi yok”
Bu cümle salonda kısa bir sessizlik yarattı. Soruyu soran muhabir, “Oyuncuların kendini akladığı bir süreç yaşandı mı?” diye sorduğunda herkes dikleşti.
Hacıosmanoğlu’nun yanıtı ise doğrudandı, tabiri caizse “topu taca atmadı”:
- “Aklandı derken neyi kastettiğinizi anlamadım.”
- “Bize böyle bir bilgi gelmedi.”
- “Sevk yapılmazsa suçlu durumuna düşersiniz.”
Ardından rakamları verdi.
47 oyuncu hâlâ beklemede.
Sadece bir kupon oynayanlar ayrıca inceleniyor.
Aynı kupon üzerinde işlem yapanlar ise hukuk kuruluna yönlendirildi.
Necip ve Ersin’in de bu kategoriye girdiğini söyledi.
Tedbirin kalkması, işin bittiği anlamına gelmiyor. Son söz PFDK ve gerektiğinde yargı süreci söyleyecek.
Benim dikkatimi çeken nokta, Başkan’ın oyunculara “kendi delillerini PFDK’ya sunma” tavsiyesiydi. Bu da sürecin henüz ilk adımda olduğunu gösteriyor.
PFDK ne yaptı?
PFDK dün önemli bir karar aldı.
Ersin Destanoğlu ve Necip Uysal için uygulanan idari tedbir kaldırıldı.
Bu karar, “Artık tamamen aklandılar” anlamına gelmiyor; yalnızca yargılamanın tedbirsiz devam edeceğini işaret ediyor.
Ersin dün 11’de başladı
Beşiktaş’ın Samsunspor maçında Ersin’in 90 dakika sahada olması sosyal medyada hızlıca konuşuldu.
“Başkan aklanma yok diyor ama Ersin oynuyor”,
“Bu işte bir tuhaflık var”
…gibi yorumlar ardı ardına geldi.
Aslında baktığımızda süreç tamamen prosedürel ilerliyor. Tedbir kalktıysa oyuncu oynar. Futbolun içindeki herkes bu işleyişi bilir ama sosyal medyada durum biraz farklı işliyor.
Benim sahadaki gözlemim ise Ersin’in kafasının karışık olmadığıydı. Maçtaki refleksleri ve pozisyon alışı, rutin alışkanlıklarını bozmadığını gösterdi.
Biraz da işin mutfağından
Bahis operasyonlarında genelde gözden kaçan noktalar olur. Kendi deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim:
Bahis dosyalarında sık yaşanan durumlar:
- Aynı kuponda birden fazla futbolcunun geçmesi,
- Kuponun oyunculara ait olup olmadığının net olmaması,
- Hesapların başkaları tarafından kullanılması,
- Oyuncuların “arkadaş rica etti” savunması,
- Belge sunma sürecinin uzun sürmesi.
Bu operasyon da aynı döngüden geçiyor gibi duruyor.
Türkiye’de bahis ve futbol ilişkisi
Türkiye’de futbol kültürüyle bahis kültürü birbirinden tamamen ayrılmıyor. Tribünde maç izleyen taraftarın bir kısmının kupon takibi yapması artık sıradan bir durum. Bu da konu açıldığında neden herkesin keskin tepki verdiğini açıklıyor.
Online casino ve spor bahis platformlarının Türkiye pazarında tuttuğu yer büyüdükçe, bu tarz olaylar daha çok konuşulacak. Oyuncuların sosyal medya takibi, hesap hareketleri, çevresindeki kişiler… Hepsi dosyalara giriyor.
Ek bilgiler ve küçük bir tablo
Bahis soruşturmalarında en sık yaşanan sonuç tiplerini aşağıdaki gibi özetleyebilirim:
| Süreç Aşaması | Ne Anlama Gelir | Futbolcu Sahada Olabilir mi? |
| Tedbir Var | İnceleme sürüyor | Hayır |
| Tedbir Kalktı | Yargılama devam | Evet |
| PFDK Kararı | İlk hüküm | Karara göre |
| Tahkim | Son aşama | Sürece bağlı |
Bu tablo durumu özetliyor.
Sonuç
Hacıosmanoğlu’nun açıklamaları operasyonun hâlâ hareketli olduğunu gösteriyor. Necip ve Ersin’in durumu da henüz net değil. Süreç ilerledikçe hem PFDK hem Tahkim cephesinden yeni bilgiler gelecek.
Benim düşüncem, bu dosyanın sezonu etkileyen başlıklar arasında kalacağı yönünde. Taraftar baskısı, sosyal medya etkisi ve kulüp içi denge… Hepsi bu işin görünmeyen tarafında rol oynuyor.
