
Kağıthane’de düzenlenen İstanbul Amatör Kulüp Başkanları buluşmasına katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sahada ter dökmüş herkesin kolayca anlayacağı net bir konuşma yaptı. Ben de yıllardır amatör ligleri takip eden biri olarak, söylediklerinin sahadaki karşılığını iyi biliyorum.
Bakan, konuşmasının başında “Ben de bu sistemin içinden geldim” mesajını verdi. Yıllar önce amatör takımlarda büyüdüğünü hatırlatırken, o dönemde gördüğü fedakârlıkları bugün hâlâ unutmadığını anlattı. Amatör kulüplerin yıllardır çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için nasıl mücadele verdiğini hatırlayan herkes bu sözlere hak verir.
Kendi hikâyesinden birkaç nokta paylaştı. Eskiden saha kenarında oyuncuların muayenesinde çalıştığını, zaman zaman hakemlik yaptığını, yöneticilik sorumluluğu aldığını söyledi. Üniversite yıllarında cebindeki harçlıkla kulüp odasının sobasını yaktığı günleri anlattı. Oyuncular üşümesin, mantar kapmasın diye malzeme yıkadığını ekleyince salonda birçok kişi başıyla onayladı.
Bu sözler, amatör futbolun nasıl bir “emek kültürü” olduğunu unutanlara iyi bir hatırlatma oldu.
Bakan Bak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır desteklediği tesisleşme hareketinin hız kesmeden süreceğini ifade etti. Özellikle İstanbul’a özel bir planın devrede olduğunu açıkladı. Bakanlığın 2026–2027 döneminde amatör futbol için yeni bir yatırım hamlesini başlatacağını söyledi. Bu proje kapsamında:
Planlanan Çalışmalar
- Yeni saha ve antrenman alanları
- Mevcut sahaların yenilenmesi
- Kulüplerin maç yapabileceği modern tesisler
- İlçe belediyeleri ile ortak yürütülecek altyapı işbirlikleri
- Genç oyunculara açık gelişim alanları
Yani İstanbul’daki amatör kulüpler için önümüzdeki iki yılda ciddi bir saha hareketliliği olacak gibi duruyor.
Bu adımlar özellikle çevrim içi bahis oyuncularının takip ettiği amatör maç akışlarını da etkileyebilir. Yeni tesisler demek, daha düzenli maç takvimi demek. Bu da istatistiklere dayalı tahmin yapan oyuncular için daha net veri anlamına gelir.
Benim sahalardan hatırladığım küçük bir örnek var:
Bir semt takımının soyunma odasında yıllarca kullanılan eski bir soba vardı. Kışın ortasında maçtan önce yanan o soba, aynı anda hem ısınma hem motivasyon kaynağıydı. Hepimiz sırayla elimizi ısıtır, sonra sahaya çıkardık. Bakan’ın “sobayı yakardım” cümlesi bana tam olarak bunu hatırlattı.
Bugün yapılacak tesis yatırımları, o günlerden gelen bu küçük hikâyeleri artık nostaljiye çevirecek.
Ek Bilgi Tablosu
| Dönem | Planlanan Adım | Hedef |
| 2025–2026 | Proje hazırlığı | Kulüp ihtiyaçlarının belirlenmesi |
| 2026 | Yeni tesislerin inşası | Semt bazlı saha güçlendirme |
| 2027 | Mevcut tesis revizyonu | Kullanım ömrünün uzatılması |
| Süreç Boyunca | Belediyelerle ortak çalışmalar | Ulaşılabilir spor alanları |