
Son Gençlerbirliği maçından sonra Okan Hoca’yı dinlerken yine aynı hissi yaşadım. Oyundan çok isim konuşulan günlerde o, gözünü takım düzenine dikmiş durumda. Ben de saha kenarından bakınca aynı noktayı görüyorum: Bu iş bireysel parlamayla değil, blok halinde hareketle yürür.
Buruk’un mesajı netti. Eksikleri masaya yatırmışlar ve devre arası için yapılacakları belirlemişler. Hocanın anlatımından anladığım kadarıyla kulübede hesap kitap çoktan başlamış.
Takımın yükü ve milli maç trafiği
Hocaya kadro genişliği sorulunca yüzündeki ifadeden bile fikstürün ağırlığını görmek mümkündü.
Ben de uzun zamandır aynı problemi yazıyorum. Türkiye’de milli takım yoğunluğu bazen bir oyuncuya aynı ay içinde “iki ayrı forma görevi” yüklüyor. Bu ritim fiziksel dengeyi bozuyor. Buruk da aynı noktaya değindi:
- Oyuncular sık sık milli takıma gidiyor
- Bazıları 1 maç yerine 2 maç çıkıyor
- Avrupa kulüplerinde de bunun örnekleri yaşanıyor
- Osimhen sakatlığı bunun en güncel örneği oldu
Hocanın sözü kısa ve sade: “Toparlanacağız.”
Benim için bu ifade, soyunma odasında da aynı disiplinin sürdüğünün işareti.
Devre arası netleşiyor: Kim kalacak, kim gelecek
Buruk’un açıklamaları devre arası için adeta küçük bir yol haritası gibiydi.
Kendi notlarıma göre kulüp şu başlıkları öne çıkarmış:
1) Mevcut kadronun değerlendirilmesi
2) Gönderilecek veya kiralanacak oyuncuların belirlenmesi
3) 2–3 kritik bölgeye hamle hazırlanması
4) Talip olunan oyuncuların maliyet analizleri
Sezon başında bir pozisyonda 2–3 alternatifin aynı anda hazır olduğu dönemleri hatırlayanlar vardır. Ancak aynı bölgenin aynı hafta içinde üç sakat vermesi de futbolda olağan dışı değil. Bu sezon tam da böyle bir kesit yaşandı.
Ekonomik tarafın perde arkası
Buruk burada önemli bir kapı araladı.
Benim de kulüp içinden sık duyduğum konu şu: oyuncu fiyatları piyasanın çok üzerinde.
Hocanın cümlesi aklımda kaldı:
“Önemli paralar harcadık, fiyatlar normalin çok üstünde.”
Bu durum yalnızca Galatasaray için değil, tüm lig için geçerli.
2025’e girerken Avrupa pazarında özellikle Afrika ve Güney Amerika çıkışlı oyuncuların maliyeti ciddi biçimde yükseldi. Bunun temel sebeplerinden biri, online bahis platformlarının sponsorluk paylarının transfer piyasasına etkisi. Türkiye’deki kulüpler de bu dalgadan ister istemez pay alıyor.
Yönetim ve teknik ekibin ortak planı
Buruk’un en net mesajlarından biri teşekkür notuydu.
Bu da bana kulüp yönetimi ile teknik heyetin masa başında uyumlu çalıştığını gösteriyor.
“Eksikleri görüyoruz. Devre arasında tamamlayacağız.”
Bu ifade, aslında ocak ayının çok hareketli geçeceğinin habercisi.
Küçük bir bilgi: Devre arasındaki sürpriz senaryolar
Benim yıllardır takip ettiğim iç piyasa dinamiklerine göre ocakta şu senaryolar her zaman masaya gelir:
- Afrika Kupası nedeniyle kısa süreli boşluklar
- Avrupa’da kontratı bitecek oyuncuların erken fesih fırsatları
- Bazı liglerde fişi çekilen takımların yabancı oyuncu teklifleri
- Online casino ve betting sponsorlarının yeni bütçe girişleri
- TFF yabancı kuralı yorumlarının kulüp planına etkisi
Bu maddelerden en az birinin Galatasaray’ın ocak planını etkileyeceğini rahatlıkla söyleyebilirim.
Tablo: Galatasaray’ın devre arası ihtiyaç listesi
| Bölge | Durum | Olası Hamle |
| Orta saha | Fiziksel yük yüksek | 1 transfer |
| Kanat | Sakatlık riski | 1 rotasyon oyuncusu |
| Stoper | Milli maç yoğunluğu | Alternatif arayışı |
| Forvet | Fikstür sıkışık | Yedek takviyesi |
Son söz
Benim gördüğüm tablo şu: Buruk sadece bugünün değil, 2025’in planını çiziyor.
Gençlerbirliği maçı bir yere kadar ipucu verdi. Ocak ise asıl fotoğrafı ortaya koyacak.